TBMM Başkanı Mustafa Şentop, Meclisin Şeref Kapısı önündeki alanda eski ve yeni milletvekillerine iftar verdi.

İftara Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank, Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli, Ticaret Bakanı Ruhsar Pekcan, BBP Genel Başkanı Mustafa Destici, Demokrat Parti Genel Başkanı Gültekin Uysal, eski Meclisbaşkanları, bakanlar, milletvekilleri, kuvvet komutanları ve eski milletvekilleri katılım gerçekleştirdi.

Milletvekillerinin ramazan ayını kutlayan Recep Tayyip Erdoğan, “Bu gazi mekanda bir araya gelmemize vesile olan sayın Meclis Başkanımıza özellikle şahsım, milletim adına teşekkür ediyorum.” dedi.

Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve arkadaşlarının Samsun’a çıkışının 100. yılı, törenlerine milletçe katıldıklarını hatırlatan Erdoğan, şunları söyledi:

“Davete icabet eden siyasi parti genel başkanlarımızla, gençlerimizle, sporcularımızla, Samsun halkıyla gerçekten muhteşem bir tören gerçekleştirdik. Samsun’dan Ankara’ya kadar süren yaklaşık 11 aylık yolculuk, milletimizin müstevlilere karşı kıyamının tüm Anadolu’ya ve Rumeli’ye yayılışına vesile olmuştur. 23 Nisan 1920’den bugüne Meclis’imizin serencamı ülkemizin demokrasi ve ekonomi yolunda katettiği mesafenin bir özeti gibidir. Bu Meclis, Cumhuriyeti kuran meclistir. Bu Meclis, çok partili siyasi hayata geçişin mimarı olan Meclistir. Bu Meclisdarbelere, cuntalara, vesayete karşı cesaretle dimdik duran meclistir. Bu Meclis ülkemizin kalkınması, gelişmesi, büyümesi yolunda atılan tüm adımların öncüsü olan, önünü açan bir meclistir. Bu Meclis, tarihimizin en önemli yönetim sistemi değişikliğini demokratik sistem içinde başarıyla gerçekleştiren meclistir. Bu Meclis, terör örgütleriyle, ihanet çeteleriyle, beşinci kol unsurlarıyla ülkemize diz çöktürmeye çalışanların heveslerini kursaklarında bırakan meclistir. İşte bunun için bu çatı altında görev yapan her bir arkadaşımız her türlü teşekkürü, her türlü takdiri hak etmektedir. Sizlerin şahsında 1920’den bugüne kadar görev yapmış tüm milletvekillerimize şahsım, ülkem ve milletim adına şükranlarımı sunuyorum. Cumhuriyet tarihini şöyle gözden geçirdiğimizde milli birliğimizi, beraberliğimizi, kardeşliğimizi ön planda tuttuğumuz her dönemde çok büyük atılımlar gerçekleştirdiğimizi görüyoruz. Yine ne zaman kendi içimizdeki ihtilafların girdabına kapıldıysak kazanımlarımızı tehlikeye attık hatta kaybettik. Yaşadığımız sıkıntıları, krizleri, kaosları, saldırıları hep bu şekilde atlatabildik. Milletimiz bugünü ve geleceğiyle tüm ilgili sorumluluğu da yetkiyi de görevi de kendi adına yasamada işte bu Meclise, yürütmede Cumhurbaşkanı olarak şahsıma, yargıda da yargı kurumlarına vermiştir. Güçler ayrımı denen bu sistemi ne derece sağlıklı işletebilirsek milletimizin umutlarına ve beklentilerine o denli iyi cevap verebiliriz. Yeni yönetim sistemimiz özellikle demokrasinin temelini oluşturan bu güçler arasındaki görev paylaşımını çok daha belirgin hale getirmiştir. Her birimiz kendi alanlarımızda ülkemize ve milletimize yapacağımız hizmetlerle Türkiye’yi hedeflerine ulaştırmakla mükellefiz.”

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, demokrasinin bu üç sac ayağı ne kadar sağlıklı işlerse, Türkiye’nin de içeride ve dışarıda o derece güçlü olacağını belirtti ve şöyle devam etti:

“Bin yıllık vatanımız olan bu toprakları elimizden almak için her şeyi yaptılar, hala yapıyorlar. Son dönemde, özellikle de son 6 yıldır, diğer ülkeler ve toplumlar için oynanan oyunların çok daha fazlası bize de uygulanmaya çalışıldı. Bunun için terör örgütlerinden ekonomik tetikçilere kadar ellerindeki tüm imkanları kullandılar. Hamdolsun, milletimizle, milli iradenin temsilcisi olan Meclisimizle, kurumlarımızla birlikte yekvücut olduk, birlikte hareket ettik ve bu oyunları bozduk.”

“Bugün buradaki şu güzel manzarayı birliğimizin, beraberliğimiz, uhuvvetimizin bir nişanesi olarak görüyorum.”

Türkiye’deki siyaset kültürünün zaman zaman çok sert tartışmaları, çekişmeleri, rekabeti beraberinde getirebildiğini belirten Recep Tayyip Erdoğan, şu ifadelere yer verdi:

“Şayet siyaseti, ülkemize ve milletimize hizmet için yapıyorsak bu durum elbette mazur görülebilir, elbette demokrasinin bir cilvesi olarak da kabul edilebilir. Ama başarı için her yolu mübah görenleri asla mazur göremeyiz. Kendi siyasi veya şahsi çıkarları için gerektiğinde darbecilerle, gerektiğinde küresel güçlerle, gerektiğinde terör örgütleriyle birlikte hareket etme yoluna gidenlere milletimize hiçbir zaman itibar etmemiştir ve inanıyorum ki etmeyecektir.”

“Hepimiz 82 milyonluk Türkiye gemisinin yolcularıyız”

Türkiye’nin güvenlikten ekonomiye her alanda kritik bir dönemden geçtiğini, birliğe, beraberliğe, kardeşliğe her zamankinden daha çok ihtiyaç olduğuna dikkati çeken Recep Tayyip Erdoğan, şunları söyledi:

“Milletimizin 15 Temmuz’da darbeciler karşısında gösterdiği cesareti, dirayeti, ülkeyi yönetenler olarak bizim de kendi tercihlerimizle ortaya koymamız şart. İşte bunun için 82 milyon vatandaşımızın her birini ‘Türkiye ortak paydası’ altında bir araya gelmeye davet ediyoruz. Demokrasinin ve hukukun kuralları içinde yürüttüğümüz siyasi rekabet, bu büyük birlikteliğin engeli değil, tam tersi zenginliği olmalıdır. Seçimler yapılır, kanunlar görüşülür, kararlar alınır, söylemler ifade edilir; sonuçta hepsi gelip geçer, geriye sadece Türkiye kalır. Hepimizin de yapması gerken iş ezanımızın, bayrağımızın, vatanımızın, özgürlüğümüzün, geleceğimizin ifadesi olarak Türkiye’ye gözümüz gibi bakmaktır. O meşhur benzetmeyle, hepimiz 82 milyonluk Türkiye gemisinin yolcularıyız. İçeride ne yaşanırsa yaşansın, geminin gövdesinin sağlam kalmasına, motorlarının işlemeye devam etmesine, rotasından sapmamasına katkıda bulunmak hepimizin görevidir.”

Büyük ve güçlü Türkiye davasına hizmet etmek için tüm gayretleriyle çalıştıklarına dikkati çeken Erdoğan, 40 yıllık siyasi hayatının her anının bu anlayışla geçtiğini belirtti. Erdoğan, özellikle son 17 yıldır, önce milletvekili ve başbakan olarak, ardından cumhurbaşkanı sıfatıyla bu yolda ter döktüğü ve mücadele verdiğini belirterek, “Elbette eksiklerimiz hatta hatalarımız olmuştur ama Türkiye’ye kazandırdıklarımızı kimse inkar edemez.” ifadesini kullandı.

“Tuzakları aşabilirsek 2023’te bambaşka bir Türkiye’de yaşıyor olacağız”

Demokraside ve ekonomide Türkiye’ye sınıf atlattıklarını dile getiren Recep Tayyip Erdoğan, dünyanın ilk 10 ülkesi arasına girme fırsatının bulunduğunu söyledi.

“Şayet bugün yaşadığımız güvenlik tehditlerini, ekonomik saldırıları, milli birliğimizi bozmaya yönelik tuzakları aşabilirsek inşallah 2023 yılında bambaşka bir Türkiye’de yaşıyor olacağız.” dedi.

Bunun için en önemli görevlerden birinin Meclis’e ve burada temsil edilen siyasi partilere düştüğüne işaret eden Recep Tayyip Erdoğan, şunları söyledi:

“Gelin ülkemiz ve milletimiz üzerinde oynanan bu büyük oyunu birikte bozalım. Gelin Türkiye’yi 2023 hedeflerine birlikte ulaştıralım. Gelin büyük ve güçlü Türkiye’yi birlikte inşa edelim. Onun için tek millet, tek bayrak, tek vatan, tek devlet diyerek bu yolda yürüyelim. Biz buna hazırız. Meclisimizin de tüm milletvekilleriyle ve siyasi partileriyle buna hazır olduğuna inanıyorum. Rabbimden şu mübarek günler vesilesiyle birlik ve beraberlik iklimimizi güçlendirmesini, bereketlendirmesini diliyorum.”

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan iftar programının ardından TBMM Başkanı Mustafa Şentop’un makamına geçti. Ziyaretinin ardından Meclisten ayrıldı.